Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üye ülkeleri liderler zirvesinde yaptığı konuşmada, İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Putin, Filistin-İsrail çatışmasının eşi benzeri görülmemiş bir şekilde tırmandığını, her iki tarafta da binlerce sivilin öldürüldüğünü ve yaralandığını kaydederek, İsraillilerin ve Filistinlilerin şu anda yaşamakta olduğu büyük çaplı trajedinin "ABD'nin Orta Doğu'daki başarısız politikalarının doğrudan bir sonucu" olduğunu dile getirdi.

Putin, ABD'nin Avrupalı ortaklarıyla birlikte Orta Doğu meselesinin çözümünü tekelleştirmeye çalıştığını, her iki taraf için de kabul edilebilir uzlaşmalar bulmayla ilgilenmediğini ve kesinlikle Filistin halkının temel çıkarlarını asla dikkate almadığını belirtti.

Uzun yıllar boyunca Amerikalıların tek taraflı tutumunun durumu daha da çıkmaza sürüklediğini söyleyen Putin, Orta Doğu'daki uluslararası arabulucular dörtlüsünün kullanılmadığını dile getirdi.

Putin, Washington'ın uydurma bahanelerle Rusya, ABD, Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletlerden (BM) oluşan, benzersiz formatta ve yetki sahibi olan Orta Doğu Dörtlüsü'nün çalışmalarını engellediğini kaydederek, siyasi bir sorun olan Filistin meselesinin çözülmesi için ekonomik yardımlarla girişimler yapıldığı eleştirisinde bulundu. Putin, "Tüm bunlar yavaş yavaş yerleşim faaliyetleriyle birlikte bugünkü trajediye neden oldu." dedi.

Putin, İsrail'in Gazze'ye yönelik bir kara operasyonu hazırlama planlarını duyduklarını belirterek, "Yerleşim alanlarında ağır teçhizat kullanılması tüm taraflar için ciddi sonuçlar doğuracak karmaşık bir konudur. Yerleşim alanlarında teçhizat olmadan bu operasyonu gerçekleştirmek daha da zordur. En önemli şey, siviller arasındaki kayıpların kesinlikle kabul edilemez olmasıdır." ifadelerini kullandı.

Şimdi asıl meselenin kan dökülmesini durdurmak olduğunu vurgulayan Putin, ateşkesin sağlanması ve durumun istikrara kavuşması için kolektif çabalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Rusya’nın yapıcı fikirli tüm ortaklarla koordinasyonu sağlamaya hazır olduğunun altını çizen Putin, "Filistin-İsrail ihtilafını müzakere yoluyla çözmenin alternatifi olmadığı inancından yola çıkıyoruz. Hedef, başkenti Doğu Kudüs olan İsrail ile barış ve güvenlik bir arada olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören Birleşmiş Milletler iki devlet formülünün uygulanması olmalıdır." diye konuştu.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ihtilafa da değinen Putin, uzun süredir iki taraf arasındaki ihtilafın sona ermesi için barış anlaşmasının hazırlanmasının gündemde olduğunu hatırlattı. Putin, Rusya'nın barış anlaşmasıyla sonuçlanacak görüşmeler için her türlü yardıma hazır olduğunun altını çizen Putin, özellikle Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları ile uzmanlarının Moskova'da herhangi bir formatta müzakere etmeleri için gerekli koşulları hazırlayabileceklerini sözlerine ekledi.

Putin, zirvenin sonunda gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Şili-ABD güzergahı dünyadaki en türbülanslı rota Şili-ABD güzergahı dünyadaki en türbülanslı rota

İsrail-Filistin çatışmasına yönelik Putin, “İsrail tarihte görülmemiş bir saldırıyla karşı karşıya. Sadece ölçek olarak değil, yapılma şekliyle, sertliğiyle de.” ifadelerini kullandı.

Her şeyin adının doğru konulması gerektiğine işaret eden Putin, “İsrail buna geniş çaplı ve oldukça acımasız yöntemlerle karşılık veriyor. Elbette olayların mantığını anlıyoruz, ama her iki taraftaki tüm acılara rağmen sivil halkı da düşünmemiz gerektiğine inanıyorum.” diye konuştu.

ABD’de bile artık duruma yönelik değerlendirmeler olduğuna dikkati çeken Putin, “Olayların gelişimi için, İkinci Dünya Savaşı sırasında Leningrad'ın kuşatılması sırasında olduğu gibi, Gazze Şeridi'ne ilişkin olarak aynı türden askeri ve askeri olmayan önlemlerin alınabileceği fikri de dahil olmak üzere çeşitli seçenekler ortaya çıkıyor. Ancak bunun neyle bağlantılı olduğunu anlıyoruz. Ve bence bu kabul edilemez.” şeklinde konuştu.

Putin, diğer yandan İsrail'in güvenliğini sağlama ve bu güvenliği garanti etme hakkına da sahip olduğunu belirterek, bu durumdan çıkış yolunun bulunması gerektiğini ifade etti. Putin, bunun arabuluculuk çabaları sonucunda başarılabileceğini dile getirdi.

Putin, Paşinyan ile temas halinde olduğunu ve ileriki dönemlerde karşılıklı ziyaretlerin de gerçekleştirilebileceğini söyledi.

Avrupa’da, Finlandiya ile Estonya arasındaki Balticconnector doğal gaz boru hattında meydana gelen hasar sonrası sabotaj ihtimalinin dile getirilmesini değerlendiren Putin, “Böyle bir hattın varlığından bile haberim yoktu. Gazprom, bu hattın bizim Kuzey Akım boru hatları kadar iyi korunmadığını bildirdi.” dedi.

Hattın teknolojik bir sorun veya deprem gibi nedenlerden ötürü de hasar görmüş olabileceğini anlatan Putin, “Açıkçası bilmiyorum, araştırsınlar. Zaten bizim hiçbir soruşturmaya katılmamıza izin vermiyorlar.” diye konuştu.

Putin, Avrupalı bazı yetkililerin hatta yaşanan hasar nedeniyle Rusya’yı suçlamasına da tepki göstererek, söz konusu iddiaların Kuzey Akım hatlarına yönelik “Batılı ülkelerin yaptığı terör saldırılarından” dikkati başka yere çekme için ortaya atıldığını söyledi.