Halka arz başvurusu onaylanan ve 28-29 Aralıkta talep toplayacak olan SDT Uzay ve Savunma Teknolojileri, bu süreçte oluşacak kaynakla yeni yatırım ve projeleri hayata geçirecek.

SDT Uzay ve Savunma Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Ömer Korkut, AA muhabirine, kendilerini Türk savunma sanayisinde orta segmentte bir firma olarak konumlandırdıklarını söyledi.

SDT'nin son 5 yılda yakaladığı istikrarlı büyümeyi devam ettirmeyi amaçladıklarını dile getiren Korkut, toplamda 4700 metrekare kapalı alanda faaliyet yürüttüklerini, ancak büyüme dolayısıyla bunun kendilerine yetmediğini belirtti.

Korkut, bu ihtiyaçtan yola çıkarak Ağustos 2020'de Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (HAB) 30 bin metrekarelik bir arazi tahsis ettirdiklerini ve projelendirme çalışmalarına başladıklarını bildirdi. Korkut, bu yatırımı halka arzdan elde edilecek fonun yüzde 70'ini kullanarak hayata geçirmeyi planladıklarını ifade etti.

Korkut, 28 bin metrekare kapalı alana sahip tesisin projelendirmesini tamamladıklarını, yapı ruhsatını aldıklarını, kısa sürede inşaata başlayıp 2 sene sonunda halen 3 farklı yerleşkede yürüttükleri faaliyetleri HAB'da tek çatı altında toplamayı hedeflediklerini söyledi.

Tesisin bir bölümünde üretim ve entegrasyon holü, diğer bölümünde yönetim ve mühendislik ofisleri olacağını anlatan Korkut, "Bütün planları çizildi, iç mimari planlamaları devam ediyor. Teknoloji şirketi olmanın da verdiği motivasyonla modern, mühendis arkadaşlarımızın kendilerini motive ederek çalışabilecekleri, üretim faaliyetlerimizi de en son teknolojiyi kullanarak gerçekleştirebileceğimiz, entegrasyon işlerini ilave alana ihtiyaç olmadan tamamlayabileceğimiz komple bir tesis olacak." dedi.

Korkut, tesis için bugünkü fiyatlarla 300 milyon liralık bir yatırım öngördüklerini, halen 230 kişilik istihdamın da yeni tesiste 380'e kadar çıkabileceğini söyledi.

Uydu ve uzay alanında ihracat kapısı açıldı

Uydu ve uzay çalışmalarının SDT için çok önemli olduğunu ve ana faaliyet alanları arasında yer aldığını vurgulayan Korkut, Göktürk-1 uydusunda ASELSAN'ın alt yüklenicisi olarak yer aldıklarını, yer istasyonlarının kurulum ve yazılım sorumluluğunu üstlendiklerini belirtti.

Yer istasyonuna destek vermeye devam ettiklerini anlatan Korkut, şöyle konuştu:

"Bu süre içerisinde SDT çok ciddi birikim sahibi oldu. Bu istasyonun kurulumu, donanımlarının seçilmesi, teknolojilerinin belirlenmesi, uydu görüntülerinin yere indirilmesi, iş akışları, depolanması, kataloglanması, arşivlenmesi ve benzeri tüm yazılımların geliştirilmesi sürecinde ciddi bilgi birikimi oldu. Göktürk Yenileme Uydusu Projesinde de TUSAŞ'ın alt yüklenicisi olarak seçilmiş durumdayız. Görüşmelerimiz son noktasına gelmiş durumda, çok kısa sürede TUSAŞ'la sözleşme imzalamak üzereyiz. Türkiye'deki projeler yanında İtalyan Telespazio ile ilk projeden kurulan ilişki, offset anlaşmalarıyla da genişledi. Son 4 senedir Telespazio'nun Avrupa Uzay Ajansı uydularıyla ilgili işlerinde yazılım desteği ve yazılım projeleri yapıyoruz. Bir projeyi 2020 yılında bitirdik. 2020 de ikinci bir projeye başladık. Çok yakın zamanda da bitirdiğimiz projelerin bakım idamesi, buna ilave olarak yeni bir yazılım geliştirme siparişi daha aldık. Bunların hepsini yeni teknoloji. Birden fazla uydunun tek yer istasyonundan kontrolünü sağlayabilen görev yazılımlarını üreten bir projeydi. Daha sonra bu projenin buluta taşınmış halinde yazılımlar geliştirdik. Bunlar sahada Avrupa Uzay Ajansı tarafından kullanılan projeler. Telespazio ile bu birliktelik devam edecekmiş gibi de görünüyor. Yer istasyonu tarafında uydu ve uzay projelerinde Türkiye ve yurt dışındaki iş ortaklarımızla faaliyetlerimize devam ediyoruz. Italya'ya, Telespazio'ya yaptığımız bu yazılımlar aynı zamanda bizim için bir ihracat."

Korkut, Türkiye'den ihraç edilecek uydu projelerinde yer almanın da kendileri için önemli olduğunu dile getirdi.

Uydu görüntülerin işlenmesi, bu konuda servis ve hizmet sunulmasının ciddi bir gelir merkezi oluşturduğuna değinen Korkut, yapay zeka teknolojileriyle görüntü kıymetlendirme, işleme, otomatik hedef teşhisi ve benzeri kabiliyetleri "Görgüç" ismiyle ürünleştirdiklerini anlattı.

Korkut, hem uydu yer istasyonları yazılımı, kurulumu hem de görüntülerin işlenmesi, kıymetlendirilmesi alanlarındaki faaliyetleri ürüne çevirdiklerini ve ihracata yönelik girişimlerinin de devam ettiğini söyledi.

Milli hava araçları için radar ve elektronik harp yetenekleri

Türkiye'nin milli hava platformlarının çoğunda alt sistem tedarikçisi olduklarına işaret eden Korkut, Anka, Atak, Hürkuş'un aralarında bulunduğu birçok platformda ürünlerinin görev yaptığını söyledi. Korkut, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeni platformlarda da yer almayı arzu ediyoruz. Milli Muharip Uçak'ta bir iş payımız var. TÜBİTAK MAM'ın alt yüklenicisi olarak Yaşam Destek Sistemleri'nde çalışıyoruz. Hem yeni platformlarda hem de var olan platformlarının modernizasyonlarında, örneğin SAR radarlarının yeni versiyonlarının yazılım tarafından gayretlerimiz ve ürünlerimiz olacak. Söz konusu platformlara elektronik harp kabiliyetlerimizin mobil versiyonlarını konumlandırmak için AR-GE faaliyetleri yürütüyoruz. Halka arzdan elde edeceğimiz fonun yüzde 20'sini de bu tip özgün projelerde değerlendirmeyi düşünüyoruz."

Doğal gaz ilk önce dijital ortamda çıkacak

Ömer Korkut, savunma sanayisinde elde edilen kabiliyetlerin sivil alanlara yansıtılmasına yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

Ekonomik dalgalanmalardan, pazarla ilgili sıkıntılardan minimum etkilenmek maksadıyla 2025'e kadar ihracatı artırmayı ve savunma dışı sektörlerden elde edilen geliri belli bir seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Korkut, bu çabaların ilk meyvesini geçen yıl aldıklarını belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetleri gövde gösterisine hazırlanıyor Türk Silahlı Kuvvetleri gövde gösterisine hazırlanıyor

Bu kapsamda TPAO'nun kullandığı sismik veri işlem yazılımı yabancı kaynaklı olduğunu ifade eden Korkut, kurumun bunu millileştirmek için bir proje açtığını ve ihaleyi SDT'nin kazandığını söyledi. 36 aylık projeyi geçen yıl ağustos ayında imzaladıklarını dile getiren Korkut, şunları kaydetti:

"Projenin ilk safhasını tamamlamak üzereyiz. Denizdeki ve karadaki sismik verilerin işlenmesine imkan sağlayacak, bu verilerin sensörlerden alınması, kataloglanması, arşivlenmesi, açılması, doğru zamanda doğru şekilde izlenmesi ve benzeri faaliyetleri yürüten komple bir yazılım. SAR sinyal işleme ve Göktürk uydusundaki hacimli verilerin taşınması, kataloglanması, arşivlenmesi, iş akışına sokulması yeteneklerimizi birleştirerek TPAO'nun projesinde yer aldık ve başarıyla devam ettiriyoruz. Enerji, Türkiye ve dünya için önemli ve katma değerli bir sektör. Dolayısıyla o projenin ardından 2022 yılının başında bu sefer Offshore Technology Center ki TPAO'nun bir iştiraki, Sakarya gaz sahasında, Karadeniz'de Türkiye doğal gaz çıkarıyor. Bu altyapıda gemi hareketleri, doğal gaz kuyusundan sahile döşenen boru hattı dahil bütün operasyonun dijital ikizini gerçekleştiren bir projeyi de bu yıl tamamlayacağız. Uydu-uzay, SAR, bilişim teknolojileri alanında geliştirdiğimiz yetenekler bu sefer enerji alanında karşılık buldu. Bu 2 projenin devamını getirmeye çalışacağız."

Uçaklardaki teknoloji trenlere iniyor

Ulaştırma ve raylı sistemleri de gündemlerinde aldıklarını ifade eden Korkut, hava platformlarında kullanılan veri kayıt sisteminin benzerini raylı sistemlere geliştirmek üzere bir ürün çıkardıklarını ve TCDD lokomotifinde denemeler gerçekleştirdiklerini belirtti.

Korkut, kabin içi anons sistemleri gibi çeşitli çözümler geliştirilmesi konusunda da faaliyetlerinin sürdüğünü kaydetti.

Ömer Korkut, gelecek dönemde yoğunlaşacakları bir başka alanın da sivil havacılık olacağını bildirdi.

Korkut, şu değerlendirmede bulundu:

"KOBİ seviyesinden yürüttüğümüz çalışmalarla artık orta segmente çok yaklaştığımızı düşünüyoruz. Yaptığımız yatırımlar, halka arz açılımlarımız bizi bu hedefe yönlendirecek. Daha önce alt yüklenici olan veya alt sistemler geliştiren SDT, son 5 senedir artık Savunma Sanayii Başkanlığının projelerinde ana yüklenici olma görevlerini de üstlenmiş durumda. Simülasyon projeleri, pod seri üretim projeleri, uçak durdurucu sistem gibi projelerde ana yüklenici pozisyonunda projeleri tamamladık ve ihracat başarılarına imza atmaya başladık. Umarım bu gelişim ve istikrarlı büyüme önümüzdeki dönemde devam edecek. Çalışmalarımız bu yönde devam edecek."