ABD, Çin'in Asya-Pasifik'teki artan nüfuzuna karşı denge oluşturmak amacıyla bölge ülkeleriyle ittifak ve ortaklık bağlarını geliştirme çabalarını sürdürüyor.

ABD Başkanı Joe Biden, Hindistan'daki G20 Zirvesi'nin ardından yarın Vietnam'a resmi ziyarette bulunacak. Ziyarette iki ülke ilişkilerinin, "kapsamlı stratejik ortaklık" düzeyine yükseltilmesi bekleniyor.

Washington, Çin ile artan jeostratejik rekabet ve değişen küresel dengeler içinde bölge ülkeleriyle ekonomi, teknoloji ve savunma alanındaki bağlarını güçlendirme çabalarının parçası olarak Vietnam ile de yakınlaşma arayışında.

20. yüzyılın ikinci yarısında yaklaşık 20 yıl süren Vietnam Savaşı'nın düşman tarafları olan iki ülkenin, yeni yüzyılın hızla değişen jeopolitiğinde yeni bir evreye girdiği gözleniyor.

Biden, Hanoi'yi ziyaretinde ülkeyi yöneten Vietnam Komünist Partisinin (VKP) Genel Sekreteri Nguyen Phu Trong ve diğer liderlerle görüşmeler yapacak.

ABD Başkanı, ayrıca vefat eden dostu, Vietnam gazisi eski Cumhuriyet Partili Senatör John McCain'in, 1967'de ABD donanmasında savaş pilotuyken Hanoi'ye düzenledikleri bombardıman sırasında uçağının düştüğü göle ziyarette bulunarak eski siyasetçiyi anacak.

Eski düşmanlar dost oluyor

ABD ve Vietnam, Soğuk Savaş yıllarında, 1955 ile 1975 arasında 20 yıl süren kanlı bir savaş yürütmüştü.

İki ülkenin hafızasında hala izleri olan savaşta 1 milyondan fazla Vietnam askeri ve 180 bine yakın sivil yaşamını yitirmiş, ABD de 58 bin askerini kaybetmişti.

Savaş boyunca topraklarının büyük bölümü ABD tarafından aralıksız bombalanan Vietnam harabeye dönmüş, sivil altyapı ve doğal çevre büyük zarar görmüş, savaşta kullanılan kimyasal bombaların etkileri uzun yıllar silinememişti.

Sovyetler Birliği ve Komünist Çin'in silah desteği sağladığı Vietkong güçlerinin zaferiyle sonuçlanan savaş, o dönemde Amerikan müdahaleciliğine direnişin sembolü haline gelmişti.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1990'larda eski düşmanlar arasında başlayan yakınlaşma, 1995 yılında ilişkilerin yeniden normalleşmesiyle sonuçlanmış, 2000'li yılların başından itibaren ise iki ülke arasında ekonomik ilişkiler gelişmeye başlamıştı.

Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'ın 2000 yılında Hanoi'ye yaptığı ziyaretin ardından göreve gelen tüm Amerikan başkanları ülkeyi ziyaret etmişti. Biden da bu geleneği sürdürecek.

"Hint-Pasifik'teki ortaklıklar, ağımızda öncü rolü oynayacak"

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Biden'ın ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, "ABD ve Vietnam, on yıllardır Vietnam Savaşı'nın acılı mirasıyla başa çıkabilmek ve barışmayı teşvik etmek için el ele verdi." dedi.

Sullivan, ziyaretin, Biden yönetiminin Hint-Pasifik bölgesindeki diplomatik bağlarını geliştirmesi açısından öneme sahip olduğunu belirterek, "Geleceğe baktığımızda Vietnam'ın, Hint-Pasifik'te giderek büyüyen ortaklıklar ağımızda öncü rolü oynayacağını görüyoruz." ifadesini kullandı.

İki ülkenin, "Güney Çin Denizi'nden yükselen kritik teknolojilere kadar çok sayıda benzer zorlukla karşı karşıya olduğunu" vurgulayan Sullivan, "ABD ve Vietnam, yükselen ve güçlenen bir ortaklıkla, 21. yüzyılın vizyonunu birlikte çizecektir." şeklinde konuştu.

ABD, son dönemde Çin'in bölgedeki artan nüfuzunu ve askeri varlığını dengelemek üzere mevcut ittifaklarını yeni bağlantılarla güçlendirme ve yeni ittifak ortaklıkları kurma yönünde adımlar atıyor.

ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki nükleer denizaltı teknolojisinin paylaşımını öngören AUKUS anlaşması; ABD, Hindistan, Japonya ve Avustralya arasındaki Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ve geçen ay Camp David'de yapılan zirveyle perçinlenen ABD, Japonya ve Güney Kore üçlü savunma işbirliği, bu yöndeki girişimler olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan Washington, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkelerinden halihazırda savunma ortaklıkları bulunan Filipinler ve Tayland dışında Endonezya ve Vietnam ile ikili düzeyde askeri işbirliğini artırma arayışında.

Güney Çin Denizi'ndeki sorunlar, Vietnam'ı ABD'ye yaklaştırıyor

Çin, ABD'nin bu adımlarını kendisine karşı "dışlayıcı askeri blok oluşturma" çabası olarak görürken Güney Çin Denizi'nde kıyıdaş ülkeler arasında sık sık gerilimlere dönüşen egemenlik ihtilafları, Çin'in artan askeri varlığı ve müdahaleci tavrından rahatsız diğer bölge ülkelerini ABD'ye yaklaştırıyor.

Güney Çin Denizi'nde en uzun sahil şeridine sahip Vietnam, Çin ile ideolojik yakınlığına ve iyi ilişkilerine karşın, Filipinler ile bu tür sürtüşmelerden en fazla etkilenen ülkelerin arasında yer alıyor.

Vietnam yönetiminin mayısta Güney Çin Denizi'nde kendi kontrolündeki Vanguard Resifi yakınında petrol sondaj faaliyetlerini genişleteceğini duyurmasının ardından Çin'in bölgeye gemilerini göndermesi, krize sebep oldu.

BM Dünya Gıda Programı, güvenlik gerekçesiyle Gazze'ye yüzer iskele üzerinden yapılan yardımları askıya aldı BM Dünya Gıda Programı, güvenlik gerekçesiyle Gazze'ye yüzer iskele üzerinden yapılan yardımları askıya aldı

Çin, bölgeye iki sahil güvenlik gemisi eşliğinde bir petrol arama gemisi ve 7 balıkçı gemisi gönderirken Vietnam da 5 gemi yollayarak karşılık vermiş, denizdeki manevralarla gerilim tırmanmıştı.

Öte yandan ağustosta Çin'in Güney Çin Denizi'nde Vietnam'ın da hak iddiasında bulunduğu adaya uçak pisti ve askeri tesisler inşa ettiğini gösteren uydu görüntüleri nedeniyle gerginlik yaşandı.

Vietnam Dışişleri Bakanlığı, Paracel Adaları'nın güneybatı ucunda yer alan Çin'in kontrolündeki Triton Adası'ndaki istihkamın izinsiz yapılmasının "egemenlik ihlali" olduğunu savundu.

Çinlilerin "Şişa", Vietnamlıların "Hoang Sa" adını verdiği Paracel Adaları, iki ülke arasında 1974'te yaşanan kısa süreli savaşın ardından Çin'in kontrolüne geçmişti.

Çin'in yayımladığı harita tartışmaları körükledi

En son Çin Doğal Kaynaklar Bakanlığının 28 Ağustos'ta yayımladığı haritada Güney Çin Denizi'ne çizilen hatlarla Malezya, Filipinler ve Vietnam'ın üzerinde hak iddia ettiği ihtilaflı bölgelerin Çin karasuları içinde gösterilmesi, bölge ülkelerinin tepkisine yol açmış, üç ülkenin dışişleri bakanlıkları Pekin'i protesto etmişti.

Güney Çin Denizi, kıyıdaş ülkelerin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından bağımsızlıklarını kazanmasından bu yana egemenlik ihtilaflarına konu oluyor.

Çin, ilk kez 1947'de yayımladığı haritayla Güney Çin Denizi'nin yüzde 80'inde egemenlik iddiasında bulunurken kıyı komşusu ülkeler Vietnam, Filipinler, Malezya ve Brunei de bölgede hak iddia ediyor.

Başta Paracel ve Spratly adaları olmak üzere bölgedeki adacık, resif, kayalık ve deniz bentleri üzerindeki egemenlik ihtilafları zaman zaman ülke donanmaları arasında sıcak temaslara ve diplomatik gerilimlere sebep oluyor.

Çin'in bölgedeki ihtilaflı adalarda askeri üsler inşa etmesi ve sivil gemi filolarını bulundurmasına bölge ülkelerinin yanı sıra ABD de karşı çıkıyor.

Tedarik zincirleri için yeni rota arayışı

Öte yandan ABD'nin Çin ile ekonomik ilişkilerinde stratejik güvenliğe yönelik bir yaklaşımı öne çıkarması, kritik teknoloji alanlarında ihracat kısıtlamaları ve yatırım kontrollerine gitmesi, ayrıca tedarik zincirlerini bu ülkeden farklı rotalara kaydırma arayışı, diğer bölge ülkeleri gibi Vietnam'ı da yeni yatırımlar için adres haline getiriyor.

Vietnam, halihazırda 2000'li yılların başından itibaren ucuz iş gücüyle çok sayıda Amerikan şirketi için imalat üssü haline gelmişti. Örneğin Amerikan spor giyim firması Nike, küresel üretiminin büyük bölümünü Vietnam'da gerçekleştiriyor.

Vietnam, son dönemde tedarik zincirlerini Çin'den kaydırmak isteyen teknoloji firmalarının da radarına girmiş durumda. Çin'de geniş bir tedarik ve imalat ağı bulunan teknoloji şirketi Apple'ın bu bağlantılarının bir kısmını Vietnam'a kaydırmayı planladığı iddia ediliyor.

Biden'ın ziyaretinde "ekonomik ve teknolojik bağların geliştirilmesini" ele alacağı bildirilirken bu alanlarda yeni anlaşmalara varılması bekleniyor.